Dr.Haluk ALAN

İLE SAĞLIKLI BİR YAŞAMA MERHABA

  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN

 Kurslarımızla ilgili katılanların görüşleri

https://www.youtube.com/watch?v=B9j9lcpjmH4

İLERİ HİPNOZ TEKNİKLERİYLE

*BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI HİPNOTERAPİ

&

HİPNOTİK YENİDEN İŞLEME TERAPİSİ; HYT

 KURSLARIMIZ DEVAM EDİYOR...

Yeni eğitim tarihleri: 

 

 15-16 Aralık 2018 BURSA / RAMADA Çekirge  Termal Hotel 3. Grup/  5. Modül.

12-13 Ocak 2019  İZMİR KAYA PRESTİGE OTEL    4. Grup/ 4Modül

Yeni Grup     22-23 Aralık  İSTANBUL  5.grup  1. Modül

Yeni; 6. ve 7.Grup  İSTANBUL VE ANKARA KAYITLARI DEVAM EDİYOR...

BECERİ KAZANDIRMA VE /VEYA GELİŞTİRMEYE YÖNELİK UYGULAMA TEMELLİ BİR KURSTUR.

  Kombine tedavilere hipnozun ilavesi uzun yıllardan beri batıda kullanılmaktadır (Lynn ve Kirsch, 2006;  Bryant, 2008/2015;  Alladin, 2008/2013; Schoenberger, 2000). BDT’ye hipnozun ilave edilmesiyle artık Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi (BDH) olarak adlandırılan bu kombine uygulama; duygu durum bozukluklarından, anksiyete bozuklukları ve cinsel işlev bozukluklarına kadar BDT’nin etkili olduğu bir çok ruhsal sorunda BDT’ye iyi bir yardımcı olarak kullanılmaktadır. 

Özellikle depresyon ve kaygı bozuklukları üzerine yapılan çalışmaların meta analitik incelenmesinden elde edilen sonuçlar etkileyicidir. “Bilişsel davranışçı hipnoterapi uygulanan denekler, hipnotik olmayan tedaviye tabi tutulan deneklerden en az %70 daha iyi bir iyileşme göstermiştir” (Barabasz & Watkins, 2005/2017). 

Bu ve diğer bazı çalışmalar bilinen terapi yöntemlerine hipnozun ilave edilmesinin tedavi etkinliğini artırdığını göstermektedir. Eğitim ve kurslarımızda bu gerekçelerden hareketle belli bir teorik temel üzerine daha çok pratiğe yönelik eğitimler verilmektedir.

Kurslarımız; katılımcılara ileri hipnoz teknikleriyle Bilişsel Davranışçı Psikoterapi (Farkındalık terapileri ve Metakognitif yaklaşımları da içerecek şekilde) tekniklerini beraberce uygulayabilme becerisini kazandırmayı amaçlamaktadır. Buradaki entegrasyon basit bir teknik birleştirme uygulaması değildir. Kanıta dayalı uygulamalar bütününden oluşmaktadır.

Kursumuz 3 modül üzerinde şekillenmektedir. Her modül kendi içinde uygulamaya yönelik ATÖLYE mantığı ile verilmekte olup süpervizörler eşliğinde işlenmektedir. Her modül kendi içinde ayrı bir çalışma olduğundan kendiniz için uygun bir modülü seçebilirsiniz. Her Modül için ayrı bir katılım belgesi düzenlenmektedir. 

Kurslarımız, teorik temel eğitimlerinin pratik uygulamalarla zenginleştirildiği bir anlayışla sunulmaktadır. Videolar eşliğinde Pratik uygulamalara yer verilen kurslarda, her kursiyerin süpervizörler eşliğinde ikili uygulamalara katılması sağlanmaktadır. Her bir modülün tamamlanmasıyla, katılımcıların öğrendiklerini hemen uygulamaya başlamaları hedeflenmektedir.

Modüllerde İşlenecek Olan Konular 

İleri Hipnoz Teknikleriyle Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi Kursları Modül (1-3) Konu İçerikleri

  • Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi (BDH) ne yapar?
  • Otomatik düşünce kaydı üzerinden uygulamalı çalışma
  • Nöroplastisiteye Dayalı Psikoterapi uygulaması
  • BDH bağlamında Anksiyete Bozukluklarının Tedavisi
  • BDH bağlamında Duygudurum Bozukluklarının Tedavisi
  • Hipnotik Yeniden İşleme Tekniği (HYT) (Anksiyete Bozuklukları, Fobi ve Travmalarda) 
  • İmge Terapi Sorunların Teşhis ve Çözümlenmesinde
  • Hipnotik Keşif Tekniği
  • İnsüksiyon teknikleri
            -Klasik
            -Sohbetsel
            -Hızlı
  • Regresyon Terapi
  • Af Terapi
  • Parts Terapi
  • Reintegrasyon Terapi
  • Telkin Formülasyonu
  • Tekrar Canlandırma (Revivification)
  • Hipnotik Swish Tekniği
  • Dinamik Zihinsel Canlandırma
  • İmaginative Desentisisation
  • Hipnotik Farkındasızlık Tekniği
  • Çeldirici Dil Tekniği
  • Progressive Self Sugestion Tekniği
  • BKKT Terapi Formülasyonu

Süpervizyon Desteği

Bu tür beceri kazandırma eğitimleri için vazgeçilmez olan süpervizyon uygulamaları kursiyerler, eğitimlerini tamamladıktan sonra da kesilmemekte ve eğitimciler tarafından verilen süpervizyon desteği devam etmektedir.

Eğitim Tarihleri ve Eğitim Yeri

Kurslar aksi belirtilmedikçe önceden belirtilen tarihlerde ve hafta sonları gerçekleştirilmektedir. Kurslar şimdilik İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa'da düzenlenmektedir. Talebe bağlı olarak diğer illerde de açılabilir. (Tarih, yer ve ön kayıt için lütfen DUYURULAR bölümüne bakınız.)

Kurs Materyalleri

Eğitimlerde kullanılacak materyaller ve kitap önerileri önceden kursiyerlere bildirilmekte olup uygulama metinleri kurslarda ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Katılımcılar kurs sonrasında www.bilisselhipnoterapi.com adresine üyelik hakkı kazanmakta ve üyelere özel (yazılı föy, telkin örnekleri, indüksiyon yöntemleri, kitap, video, v.d.) materyallere ulaşabilmektedirler.

Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi Kurslarına kimler katılabilir?

Bu kurs bir beceri kazandırma kursudur. Bu yüzden alan dışı kişiler bu kursa katılamazlar. Hekimler, Psikologlar ve PDR bölüm mezunlarıyla, ilgili bölümlerin son sınıf öğrencileri başvurabilirler. Modülleri başarıyla tamamlayan kursiyerlere kurs sonunda beceri eğitimine katıldıklarına ilişkin katılım belgesi verilmektedir. 

Eğitimciler

Dr. Haluk ALAN

Dr. Sinan GÜZEL

 

                                   Detaylı bilgi için: Dr. Haluk ALAN   /   0 505 5759872

HYT  Uygulamalı Eğitimi

Hipnotik Yeniden işleme (Tekniği) Terapisi ;HYT

Hipnotik Yeniden işleme Terapisi, HYT; bilinç ile bilinçaltını beraberce işe koşan ve çift yönlü uyarımlarla bazı hipnotik tekniklerden oluşan bütüncül bir yaklaşımdır.Olumsuz yaşam deneyimleri ya da travmaların beynin fiziksel bilgi işleme sisteminin biyokimyasal dengesini bozduğu söylenmektedir. Otörler; bu sürecin bilgi işlemeyi durduğunu ve bilgiyi anksiyete oluşturan orijinal haliyle dondurduğunu (DÜĞÜM) öne sürmektedir(Shapiro, 2016).

Bu gibi durumlarda yeni bir işlemlemeye gereksinim doğar. Yeniden işlemleme yapılmadığında süreç,  ego-distonik haliyle kalır. Amaç, sürecin egoya uyumlu hale getirilmesidir. Bu konuda Alladin (2013) şöyle der; “ (Bu gibi durumlarda) …Gevşeme ve rahatlama yetmez, tedavinin önemli olan parçası; travmatik olan olayı (anıyı) yeniden işlemektir. Yeniden işlemleme yaptığınızda kaygı düzeyiniz azalıyor.”

HYT, anksiyete bozuklukları, fobiler ve travmalar başta olmak üzere olumsuz yaşam deneyimlerinin yarattığı duygusal bozukluklar ve gelecek yönelimli olumsuz yaşam beklentilerinin terapisinde kullanılabilir (Alan, 2018).

EĞİTİM TARİHLERİ

10-11 Kasım 2018.  İstanbul /Altunizade

 

 A M A Ç

Terapistlere, terapilerinde kullanabilecekleri hızlı, kalıcı ve somut sonuçlar elde etmeyi amaçlayan entegratif bir terapi tekniğini öğretmektir. Tek modül ve 2 tam günden oluşan eğitimde; kısa teorik bilginin yanı sıra öncelik birebir uygulamalara verilecektir.

Kursiyerler hasta ile karşılaştıkları andan, seans sonu geri bildirim almaya kadar terapinin tüm safhalarını birebir uygulama ve videolar eşliğinde takip edebileceklerdir. Supervizörler eşliğinde eğitimde uygulamalar yapılacaktır. Amaç, kurs bitiminde terapistlerin danışanlarına HYT uygulamasını çekinmeden yapabilecekleri beceriyi kazandırmaktır.

 

K A P S A M

HYT’nin tanımı, teorik alt yapısı ve uygulama alanları

Çift Yönlü Uyarım ve etkileri

HYT’de hipnozun yeri ve uygulama biçimi

HYT protokolü ve kullanım çalışması

HYT Uygulamaya giriş

Güvenli yer çalışması

Çift yönlü uyarımla hipnozun entegrasyonu

Posthipnotik otohipnoz uygulaması

Zor vakalarda HYT uygulamasına ek teknikler

 

EĞİTMENLER

Dr. Haluk ALAN

Dr. Sinan GÜZEL

 

H E D E F  G R U P

Doktorlar, Diş Hekimleri, Psikologlar, Psikolojik Danışman ve Rehberler, Klinik Psikoloji, Uygulamalı Psikoloji ve Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanlarında lisans ve/veya yüksek lisans mezunları ve son sınıf öğrencileri.

K A T I L I M C I   S A Y I S I

20 kişi

Kayıtlar kişi sayısı ile sınırlı olduğu için ödeme ve başvuru sırasına göre kabul yapılacaktır.

 

S Ü R E

Kurslar, aksi belirtilmedikçe sabah 09 ila akşam 17 saatleri arasında gerçekleştirilir.

 

S E R T İ F İ K A S Y O N

Katılımcılara eğitim sürecindeki çalışma performanslarına bağlı olarak Katılım Belgesi verilecektir.

 

 

BİLGİ ve KAYIT İÇİN

www.drhalukalan.com

www.drsinangüzel.com

0 505 5759872

0505 2555806

 

E Ğ İ T İ M   Y E R İ

İstanbul, Holiday İnn Expres Altunizade Hotel

 

K A T I L I M   Ü C R E T İ

 

1000 T.L.+kdv

 

 

 

22519449_10155720066274787_7492765704052794754_n.jpg - 87.29 Kb                                                      l. Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi Kursundan

 

alt

alt

alt

I. BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI HİPNOTERAPİ KURSUNDAN GÖRÜNTÜLER

 

*HİPNOZ/ HİPNOZLA TEDAVİ/ HİPNOTERAPİ

Tanım

Hipnozun tanımı her ne kadar tartışmalı bir konu ise de APA (American Psychological Association)  tarafından ortaya konulan tanımlar, hipnozun anlaşılır tarifini yapması bakımından genel manada kabul görmektedir.

“Hipnoz, bir sağlık uzmanı ya da araştırmacının, uygulama esnasında hastadan; duygular, algılar, düşünceler ya da davranış değişiklikleri yaşamasını telkin ettiği bir işlemdir. Hipnotik durum genellikle bir indüksiyon işlemiyle oluşturulur. Birçok farklı hipnotik indüksiyon olsa da birçoğu gevşeme, sakinleşme ve rahatlama için önerilir. Hoş deneyimlerin hayal edilmesi ya da düşünülmesi talimatları da hipnotik indüksiyonlarda yaygın olarak yer alır.

İnsanlar hipnoza farklı biçimlerde tepki gösterir. Bazıları, yaşadıkları durumu bilinçlilik, durumunun değişmesi olarak tasvir ederken diğer bazıları hipnozu, kendilerini çok sakin ve gevşemiş hissettikleri, dikkatin odaklandığı normal bir durum olarak tasvir eder. Nasıl ve hangi derecede tepki verdiklerine bakmadan insanların çoğu bu deneyimi çok hoş bir deneyim olarak tasvir eder. Bazıları hipnotik telkinlere çok duyarlı iken bazıları daha az duyarlıdır. Bir kişinin hipnotik telkinleri yaşayabilme yeteneği, bazı yaygın yanlış kavrayışlardan kaynaklanan korku ve kaygılardan kaynaklanabilir. Kitaplardaki, filmlerdeki ya da televizyonlardaki bazı hipnoz gösterimlerinin tersine, hipnotize olan insanlar kendi davranışları üzerindeki kontrollerini yitirmezler. Genelde kim olduklarını ve nerede bulunduklarını bilirler ve özel olarak telkinle amnezi durumunda olmadıkça genellikle hipnoz anında olan biteni de hatırlarlar.

 Hipnoz, insanların telkin edilen deneyimleri yaşamalarını kolaylaştırır. Ancak bu deneyimleri yaşamak için onları zorlamaz. Hipnoz, psikanaliz ya da davranış terapisi gibi bir terapi türü değildir. Tam tersine terapiyi kolaylaştırmada kullanılan bir işlemdir. Kendisi bir tedavi olmadığından hipnoz eğitimi, terapiyi yürütmek için yeterli değildir. Klinik hipnoz yalnızca doğru eğitim almış ve sağlık bakımı ile ilgilenen güvenilir uzmanlar ( örneğin, lisanslı klinik psikologlar) tarafından kullanılmalıdır. Bu kişiler aynı zamanda hipnozun klinik kullanımında eğitim görmüş ve kendi mesleki uzmanlık alanlarında çalışan kişiler olmalıdır.

Hipnoz, ağrı, depresyon, anksiyete, stres, yerleşmiş bozuklukların yanı sıra başka psikolojik ve tıbbi sorunların tedavisinde de kullanılmaktadır. Ancak bütün psikolojik sorunlar ya da her türden hasta veya suje için yararlı olmayabilir. Tedavinin bir tamamlayıcısı olarak hipnozun kullanılmasına yalnızca klinik hipnozun kullanımı ve sınırları konusunda eğitim almış nitelikli sağlık hizmeti veren uzmanların danışmanlığıyla karar verilmelidir. Hipnoz, klinik ortamda kullanılmasına ek olarak duygu, algı, öğrenme, hafıza ve fizyoloji üzerindeki etkilerin yanı sıra, bizzat kendi yapısı ile ilgili olarak daha fazla bilgi edinmek amacıyla da araştırmalarda kullanılır. (Kirsch, 1994, sf. 142-143).”

Devamını oku...

alt  alt altalt

 

KİTAP SİPARİŞLERİNİZ İÇİN  0 505 575 9872  İLETİŞİM HATTIMIZI ARAYABİLİRSİNİZ.

 

 

YASAL UYARI

"BU SİTEDE GÖRSEL VE YAZILI TÜM MATERYALLERİN İÇERİĞİ SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLI OLUP, TANI VE TEDAVİ İÇİN MUTLAKA DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ!"

 

YENİ KİTABIM

 

Terapi Odası Notları: İLİŞKİLER

Çıktı!

http://www.dr.com.tr/Kitap/Iliskiler/Haluk-Alan/Egitim-Basvuru/Aile-Cocuk/Kadin-Erkek-Iliskisi/urunno=0000000700726

http://www.kitapyurdu.com/yazar/dr-haluk-alan/189721.html

Arka Kapaktan...

Elinizdeki bu kitap, psikoterapist Dr.Haluk Alan’ın kadın erkek ilişkileri perspektifinde; ilişkiler ve sorunların çözümüne yönelik danışan görüşmelerinden esintiler ışığında kurgulanan hikâyeler ve denemelerinden oluşmaktadır.

Bu kitapta içimizden birilerinin iç dünyalarındaki yaşantılarına şahitlik ederken, aynı zamanda bir psikoterapistin terapi süresince yaşadıklarına, üzüntülerine, kızgınlıklarına, kırgınlıklarına ve sevinçlerine yani insan oluşuna tanıklık edeceksiniz.

Bu kitaptan sonra psikoterapistler ve onlardan terapi desteği alanlara bakışınız eskisi gibi olmayacak.

*****

Kitaptaki her bir bölümde değişik hayatların hikayeleri mutlaka bizim iç dünyalarımızla ve yaşadıklarımızla kesişiyor. Kendimizi, eşimizi, ailemizi ve insanlığı bir nebze de olsa daha farklı perspektiflerden kavramak ve hissetmek istiyorsak bu güzel çalışmayı bir solukta okuyalım derim.

Yazarı nice eserler üretmesi ve danışanlarının şifalarına vesile olması dileği ile tekrardan tebrik ediyorum.

Uzm. Dr. Tahir ÖZAKKAŞ

Psikoterapi Enstitüsü Başkanı. Psikiyatrist/Psikoterapist

*****

Bu kitap, psikoloji,hipnoterapi,psikoterapi ve aile terapisi başlıklarına öncelikle değer veren hekim ve psikologlarımız için önemli bir belge  ve bilgi kaynağı.

Dt. Ali Eşref MÜEZZİNOĞLU

Üsküdar Üniversitesi

 

 

GAZETE YAZILARI ve MAKALELERİM için lütfen; 

http://www.milliyet.com.tr/dr--haluk-alan-uzman-klinik-psikolog/iliskiler/pembenar-yazilari/

http://blog.milliyet.com.tr/drhalukalan

http://www.drttv.com.tr/index.php?icerik=97

 

 

Sayfalarını Ziyaret Ediniz.

Psikoterapi- Hipnoz ve Danışmanlık
Literatürdeki en genel anlamıyla psikoterapi; akıl hastalıklarının, ruhsal rahatsızlıkların, davranış bozukluklarının vb. tedavisi veya semptomlarının hafifletilmesi amacıyla kullanılan her türlü yöntemdir(Budak, 2003). Psikoterapi ruhsal yolla tedavi etmek demektir. Psikoterapi doktor ile hasta arasında geçen basit bir konuşma değildir. Psikoterapide doktorun hastasını gözlemleyerek ve onu dinleyerek elde ettiği bilgilerin bir sentezden geçirilmesi ve psikolojik bağlamlarda değerlendirilmesi vardır. Bu yüzden yoğun bir bilgi birikimine ihtiyaç gösterir.

Devamını oku...

PANİK BOZUKLUĞU (Panik Atak)

Önce hemen belirtelim aslında Panik Atak bir hastalık değil belirtidir. Bir hastalık olarak tanımlamak gerekirse buna Panik Bozukluğu demek daha doğru olur. Ancak halk arasında yaşanan panik halleri bir genellemeyle “panik atak” olarak tarif edilmektedir. Daha anlaşılır olması ve daha fazla kafa karışıklığına meydan vermemek için bu yazıda da Panik Bozukluğu değil, Panik Atak denmiştir.
Panik atağı, çoğu zaman kişinin sonunun geldiği duygusunun da eşlik ettiği, yoğun endişe, korku ya da dehşete düşme duygularının birden başladığı bir dönemdir. Bu ataklar sırasında nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, soluğun kesilmesi ya da boğuluyormuş gibi olma duyumları ve "çıldıracağı" ya da kontrolünü kaybedeceği korkusu gibi belirtiler bulunur.
Atak birden başlar ve hızla doruk düzeye ulaşır. Genellikle 10 dakikadan daha kısa bir süre içinde gelişir. Çoğu zaman buna yakında bir tehlikenin doğacağı ya da kişinin sonunun geldiği duyumu ve kaçma dürtüsü eşlik eder. Vücut üzerinde ya da düşünsel belirtiler; çarpıntı, terleme, titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi ya da sersemlik hissi, kontrolünü kaybedeceği ya da "çıldıracağı" korkusu, ölüm korkusu, karıncalanma hissi ve üşüme, ürperme ya da ateş basmaları şeklinde olabilir.

Devamını oku...

EMDR Terapisi

(EMDR ile ilgili tüm bilgiler EMDR Derneğinin; www.emdr-tr.org  sitesinden birebir alıntıdır. Daha fazla ve farklı bilgi için lütfen www.emdr-tr.org sitesini ziyaret ediniz.)

Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR) ilaç ve hipnoz kullanılmadan yapılan bir psikoterapi uygulamasıdır. Terapist, danışanın gözlerini sağa ve sola hareket ettirerek (ki bu genelde terapistin parmağını gözlerle takip etmek şeklinde olur), beyninin her iki yarımküresini hafifçe uyarır ve bu şekilde danışanın kendisini rahatsız eden bellek ve duygulara yoğunlaşmasını sağlar. Buna alternatif olarak, dikkatin bir yönden diğer bir yöne aktarılmasını sağlayan çeşitli aletler de bulunmaktadır. Bu hızlı göz hareketleri (genellikle uykunun REM evresinde ortaya çıkar) veya dikkatin farklı yönlerden gelen uyarılara odaklanması, danışanın iyileşme sürecini hızlandırdığı düşünülmektedir. 


EMDR ne amaçla kullanılır? 

EMDR; endişe, suçluluk duygusu, öfke, travma sonrası reaksiyonları, bazı depresyon çeşitleri, fobi ve yas gibi rahatsızlık veren semptomların azaltılmasında kullanılır. Bunun yanı sıra; performans geliştirme (ör: spor ve buna benzer diğer başarı gerektiren konularda), kendilik değeri ve özgüven gibi yapılandırılması gereken duygusal kaynakların kazanımında her geçen gün daha fazla kullanılmaktadır. EMDR özellikle Travma Sonrası Stres Bozukluğu’nun iyileştirilme sürecindeki başarısıyla bilinmektedir ve bu konuda bir çok araştırma yapılmıştır. 

Terapi sürecinde neler oluyor? 

EMDR herkes için farklıdır çünkü iyileştirme süreci kişinin içsel durumuna göre yönlendirilmektedir. Geçmişte yaşanan bazı olaylar ve anılar, hepsi olmamakla birlikte ortaya çıkabilir ve tek bir EMDR seansıyla iyileştirilebilir. Çoğu zaman acı veren bir anı beraberinde hoş olmayan duygular veya bedensel duyular getirir. Bu çok normaldir ve EMDR durdurulmadığı sürece genelde birkaç dakikada geçmektedir, fakat danışan istediği zaman ara verilir. Genellikle, acı ve rahatsızlık veren duygular ve anılar zayıflamakta ve güçlerini kaybetmektedirler (Genel olarak birden fazla terapi seansı gerekebilir). 

Devamını oku...

 

Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler

Psikoterapi  genel bir tanımlama olarak;  ruhsal rahatsızlıkların terapi seansları eşliğinde sözel etkileşim yöntemiyle çözümlenmesi durumudur.

Bilişsel Davranışçı Psikoterapi (BDT), psikoloji, danışmanlık, aile terapileri ve ruhsal rahatsızlık alanlarında bilimsel bulgulara dayalı olarak geliştirilen çağdaş bir psikoterapi türüdür. Etkinlik açısından üzerinde en çok çalışılan terapilerdendir. Danışanların daha çok güncel sorunlarına odaklanır. Süre olarak diğer terapi türlerinden daha kısa sürede sonuç verir. BDT aynı zamanda beceri geliştirme bakımından da kişilere yardımcı olan bir tedavi yöntemidir. Danışanlar yaşadıkları duygu ve sergiledikleri davranışlarının gerisinde düşüncelerinin, algılarının ve yorumlamalarının yattığı gerçeği ile karşı karşıya kaldıklarında aslında bir şeyi daha öğrenmiş olmaktadırlar; bakış açısı ve yorumlama değiştiğinde duygu ve davranışlar da değişebilmektedir. Bu durum kişinin gelecekte yaşayabilecek olduğu kimi sorunlar karşısında daha fazla çözüm odaklı olmasını da sağlamaktadır. Bu yüzden BDT, sadece günümüz sorunlarına sunulan çözümlerle sınırlı kalmamakta, gelecek sorunlara yönelik yeni beceriler kazandırarak kişilerin güvenli bir yaşam sürdürmelerine ve yeni bir yaşam felsefesi geliştirmelerine de imkan tanımaktadır.

Bilişsel Davranışçı terapinin kullanıldığı hastalıklar

Çok sayıda çalışma BDT’nin depresyonda, panik atak, sosyal fobi gibi kaygı (anksiyete) bozukluklarında, Obsesyonlar (OKB) ve diğer korku bozukluklarında, bipolar bozukluk, madde kötüye kullanımı, travma sonrası stres bozukluğu,  öfke, kişilik bozuklukları, kronik ağrı, ilişki sorunu, evlilik sorunları ve aile terapileri, vajinismus, anoreksiya, bulimia gibi yeme bozuklukları ve vücut dismorfik bozukluğunda,somatoform bozukluklar ve  çeşitli çocukluk çağı  bozukluklarında etkili olduğunu göstermiştir.Örneğin depresyon tedavilerinde BDT genel olarak ilaç tedavisine eşit veya ilaç tedavisinden üstün bulunmuştur. Üstelik 1 yıl içinde yineleme oranı BDT’de sadece %29.5 iken, bu oran ilaçlı tedavide %60 olarak bulunmuştur.(Turkçapar (2007), Leahy (2000),Köroğlu (2009). Kısacası Bilişsel Davranışçı terapiler hem kısa sürede etki yapmakta hem de daha uzun süre kalıcı olmaktadır.

Devamını oku...

Dr. Haluk ALAN Kimdir?

alt

1965 yılında Adapazarı'nda doğdu. İlkokul, ortaokul ve liseyi Adapazarı'nda okudu.

1989 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Çeşitli illerin Sağlık Müdürlüklerinde; Sağlık Müdür Yardımcılığı, Akıl ve Ruh Sağlığı Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

Mezuniyetinden sonra, “Psikoloji yüksek lisansını” Muğla Üniversitesi Psikoloji bölümünde; “DİYABETES MELLİTUS’DA GÖZLENEN DUYGUSAL VE KENDİNİ DÜZENLEME STRATEJİLERİ İLE BU FAKTÖRLERİN GENEL İYİLİK HALİ VE FİZİKSEL SAĞLIKLA İLİŞKİSİ” konusundaki tez çalışmasıyla ve "Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını" İstanbul Esenyurt Üniversitesinde "SOSYAL FOBİDE BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ VE HİPNOZUN BİRLİKTE KULLANIMI" çalışmalarıyla tamamlayarak, Klinik Psikoloji Bilim Uzmanlığı (Psikiyatrist değil !) ünvanını aldı.

Ayrıca;

  • Psikoterapi Enstitüsünce düzenlenen "Bütüncül Psikoterapi" eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır.
  • Psekon’da REBT, Windy DREYDEN (Düşünsel Duygulanımcı Davranış Terapisi) eğitimi almıştır.
  • Prof.Dr. Hakan Türkçapar’dan "Bilişsel Davranışçı Psikoterapi" eğitimleri almış ve halen BDT süpervizyon çalışmalarına devam etmektedir.
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünce hazırlanan "Aile Danışmanlığı ve Eğitimi" sertifikasyon programını başarıyla tamamlamıştır.
  • ODTÜ- SEM Prof.Dr. Hürol FIŞILOĞLU'ndan "Aile ve Evlilik Terapileri" eğitimi almıştır.
  • Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde Sağlık Bakanlığı onaylı "Akupunktur Uygulama" Sertifikasyon eğitimini başarıyla tamamlamıştır. 
  • Davranış Bilimleri Enstitüsü Emre KONUK' dan "EMDR Terapisi"  eğitimi almıştır.
  • J.Morris Smith'den Çocuk ve Ergen EMDR Terapisi eğitimi almıştır.
  • Kelly G. Wilson'dan  (ACT) " Kabul ve KararlılıkTerapisi" eğitimi almıştır.
  • CİTEB Cinsel Terapi Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nden "Cinsel Terapi" eğitimi almıştır.
  • Uluslararası Şema Terapi Birliği (ISST) onaylı Şema Terapi Kuramsal Eğitimi’ni tamamlamıştır.
  • Psikonet/ Dr. Alp KARAOSMANOĞLU'ndan Uluslararası Şema Terapi Birliği onaylı "Borderline ve Narsistik Kişilik Bozukluklarında Şema Terapi Uygulamaları" eğitimi almıştır.
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde Sağlık Bakanlığı onaylı HİPNOZ Uygulamaları Sertifikasyon Programına katılmıştır.

1986 yılından bu yana, çeşitli gazete ve dergilerde bir çok makaleleri ve dizi yazıları yayınlanmıştır. Okulda ve Hayatta ZİRVEYE DOĞRU, Terapi Odası Notları: İLİŞKİLER, Sosyal Fobi Tedavisinde BİLİŞSEL HİPNOTERAPİ isimli kitapları yayınlanmıştır. Vajinismus Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Regresif Hipnoterapi kitabının editör ve eşyazarıdır. Bilişsel Hipnoterapi üzerine kitap çalışmaları devam etmektedir. Ayrıca, "Klinik Hipnoz" ve "Tıbbi Hipnozu Öğrenmek" kitaplarını Türkçe'ye kazandıran tercüme ekibinin içinde yer almıştır.

Yeditepe Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi, Üsküdar Üniversitesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Tıbbi Hipnoz Derneğince açılan Tıbbi Hipnoz Kurslarında Eğitmen olarak görev almıştır. Tıbbi Hipnoz Derneği tarafından yayınlanmakta olan "Tıbbi Hipnoz Bülteni" dergisinde editörlük görevine halen devam etmektedir.

“İnsanın Psikolojik Boyutu”, “Stresle Başetme”, “Yaşam ve İşyaşamında Tükenmişlik”,”Anne – Baba ve Çocuk”. "Başarı ve mutluluk", "Motivasyon", "iş yerinde yaşam", "iş yerinde motivasyon", "Okul Başarıları", "kişiler arası iletişim", "aile içi iletişim" , "kişisel gelişimde hipnoz" ve "Hipnozla hızlı okuma" konularında çeşitli illerde düzenlenen ( İstanbul, Muğla, İzmir, Sakarya, Denizli…) toplantılara konuşmacı olarak katılmış ve seminerler vermiştir.

Dr. Alan, yasaların kendisine tanıdığı çerçeve dahilinde hekimlik mesleğini Denizli'de sürdürmekte olup, "Klinik Psikoloji ve Psikoterapi" alanındaki bilimsel çalışma ve tedavi/terapi uygulamalarına devam etmektedir.

Dr.Alan; "Türk Psikologlar Derneği", “Türk Tabipleri Birliği”, "Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği", "Aile ve Evlilik Terapileri Derneği", "Tıbbi Hipnoz Derneği", "Psikoterapi ve Hipnoz Derneği", "Psikoterapi Enstitüsü" ve "EMDR Derneği" üyesidir.

"Haluk Alan, Dr. Tülay Hanım ile evli olup, biricik kızları Serra Seylin'in babasıdır."

 

Dr. Haluk ALAN iletişim:

Doktorlar Caddesi . No:28 Özberk Apt K:3      Denizli            0 505 575 9872    0532 480 36 81       Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir      

 

CİNSEL TERAPİLER

VAJİNİSMUS       &       ERKEN BOŞALMA 

Kadınlarda cinsel birlikteliğin sağlandığı anatomik bölge olan vajinayı çevreleyen kaslarda, istemsiz ve ısrarlı bir şekilde meydana gelen kasılmalar ya cinsel birleşmeyi toptan engellemekte ya da cinsel birliktelik gerçekleşse bile ağrılı olmasına yol açmaktadır. Bu duruma vajinismus adı verilir. Vajinismusta kasılma sadece vajinanın çevresindeki kaslarla sınırlı kalmamaktadır. Cinsel birlikteliği gerçekleştirememenin verdiği kaygı ya da olabilecekler karşısındaki  korku nedeniyle tüm vücutta bir kasılma, gerginlik ve ruhsal bir endişe ve çoğu zaman panik durumu söz konusudur. Vajinismusta penis vajen birleşmesi klasik olarak gerçekleşmemektedir. Bu durum eşler arsında sorunlara yol açmaktadır. Son derece kısıtlı gerçekleşen cinsel yaşam her iki tarafa da tat vermemektedir. 

Devamını oku...

Psikoterapi ve  Psikoterapi Çeşitleri

                                                                                       
     Psikoterapi ruhsal yolla tedavi etmek demektir. Psikoterapi doktor ile hasta arasında geçen basit bir konuşma değildir. Psikoterapide doktorun hastasını gözlemleyerek ve onu dinleyerek elde ettiği bilgilerin bir sentezden geçirilmesi ve psikolojik bağlamlarda değerlendirilmesi vardır. Bu yüzden yoğun bir bilgi birikimine ihtiyaç gösterir.
      İnsan bio-psiko-sosyal bir varlıktır. İnsanın mutlu ve huzurlu olabilmesi için biyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarının giderilmesi, sosyal çevreye uyum sağlayıp, kendini orada var edebilmesi gerekir. Bütüncül psikoterapi içerisinde, hastanın bağlı olduğu kültürel değerler de dikkate alınmaktadır.
Hekimler psikolojik problemleri nedeniyle kendilerine müracaat eden hastalarına iki farklı yaklaşım sunarlar. Bunlardan biri biyolojik yaklaşımdır. Biyolojik yaklaşım ortadaki sorunların beynin biyokimyasal ve genetik yapısındaki bozukluklarından kaynaklandığını ileri sürer. Bu yüzden de ilaç ağırlıklı (gerektiği yerde cerrahi tedavi) tedavi modelini benimser. Diğer bir grup, psikolojik yaklaşımı uygun bulur. Bu yaklaşımda; genetik ve biyolojik etkilenim kabul edilmekle birlikte, tedavide daha çok psikoterapi ve/veya ilaç tedavisine yer verilmektedir.
     Bizler sanılanın aksine anne ve babalarımızın cinsel birlikteliğinden önce var oluyoruz. Bu var oluş her ne kadar zihinsel bir tasarımdan ibarette olsa, bizim gerçek yaşamdaki kimliğimizin ilk yapıtaşlarını oluşturması bakımından önemlidir. Eğer bebek beklenen, değer verilen, istenen bir bebekse yapıtaşları olumlu bir temelin üzerine inşa ediliyor demektir. Maalesef bunun tersi de geçerlidir.
    Doğduktan sonra annesiyle göbek bağı kesildiğinde o artık ayrı bir birey ayrı bir varlıktır. Bakıma muhtaç olan ve dış dünya ile tek irtibatı ağlamakla sağlanan garip bir varlık…Bu dönemde bebek sadece içgüdü ve dürtülerden ibarettir.

     Dünya sağlık örgütünün (WHO) araştırmalarına göre, dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri belirgin bir ruhsal rahatsızlıktan dolayı tedavi olmak üzere hekimlere başvurmaktadır. Ülkemizde yapılan bir araştırmada ise bu rakam, %4.7'dir. Sağlık Bakanlığının verilerine göre, toplumda bir ruhsal hastalığı olan bireylerin ya da sorunlu çocuğu olan ailelerin pek azı tedavi için başvurmakta, başvuranların büyük çoğunluğuna tanı konamamakta, tanı konanların ise küçük bir grubu etkili tedavi alabilmektedir.
     Hasta sayısındaki belirgin artış, son yıllarda ruhsal problemlerden dolayı hastanelere müracaatların artmasından rahatlıkla çıkartılabilir. Özellikle, kaygı, anksiyete ve depresyonla ilgili şikayetlerde belirgin bir artış söz konusudur.
     Yapılan epidemiyolojik çalışmalar, yetişkinlerde her 4-5 kişiden birinde tedavi gerektirecek düzeyde ruhsal hastalık bulunduğunu, çocuk ve gençlerde ise davranış ve duygusal sorunların yaygın olduğunu göstermektedir. Sadece ruhsal hastalıklar değil, psikolojik kaynaklı fiziksel hastalıklardaki artış da dikkat çekici düzeylerdedir. Bu hastalıklar arasında mide ülseri, hipertansiyon ve astımı sayabiliriz. Ruhsal bozukluklar fiziksel hastalıklara yol açabildiği gibi, fiziksel bazı hastalıklar da psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Şeker hastalığı sürekliliği ve yaşam kalitesinde meydana getirdiği sorunlar nedeniyle bazı ruhsal hastalıklara (Depresyon, anksiyete…) yol açabilmektedir. Karşılıklı etkileşim kimi zaman % 80'lere kadar ulaşabilmektedir. Bu şekilde geniş kapsamlı düşünüldüğünde ruhsal bozuklukların ulaştığı boyut daha doğru değerlendirilebilir.
     Engin Gençtan hocamızın psikoterapiyi tanımlaması şöyle; "daha olgun ve uygun bir ruhsal denge sağlamak amacı doğrultusunda zihinsel ve duygusal bozukluk gösteren kişilerde düşünce ve duygu alışverişi kurularak yürütülen bir tedavi yöntemi ve sanatıdır". Bu görüşlerini Gençtan hoca şu sözleriyle perçinliyor, "Duygusal çatışmaları çözümleyen, bu çatışmalardan doğan kaygı ve gerginlikleri, çökkünlükleri azaltan, ruhsal uyum düzeyini ve yaşam niteliğini arttıran, kişiler arası ilişkileri daha olgunlaştıran tüm teknik ve yöntemlere psikoterapi diyebiliriz". Bu tanımlamalardan da anlaşılacağı üzere her konuşma hekimle dahi yapılsa bir psikoterapi değildir. Psikoterapi her ne kadar temelde bir konuşma terapisi ise de hedefleri ve sonuçları bakımından interaktif bir yapı içerir.
     Psikoterapileri sadece ruhsal hastalığı olanlarla sınırlı kılmak psikoterapiye yazık etmek olur. Psikoterapi koruyucu ruh sağlığı açısından da önemli bir ön terapidir. Hiçbir ruhsal bozukluğu olmamasına rağmen, çocukluk dönemi travmalarına bağlı olarak yeterli kişisel gelişim ve ruhsal bütünlüğe ulaşamamış kişilerde de benlik gelişimi ve huzurlu bir yaşam için destekleyici psikoterapi yöntemlerini kullanabiliriz. Sorunların büyümeden önlenmesi açısından bu uygulama önemlidir. Ayrıca aile, evlilik, stres yönetimi, iletişim sorunları, sınav kaygısı v.b. danışmanlık konularında da psikoterapinin yararları bir çok otör tarafından kabul edilmektedir.
     Psikoterapiye giren herkes olumlu değişim yaşayamayabilir. Bu durum terapinin etkinliğinden çok kişinin terapiye katılımına bağlıdır. Psikoterapiler hazır değişim tabletleri değillerdir. Belli prensiplere gerektiren iş akış şemasına sahiptirler. İnancın, sabrın ve isteğin olmadığı terapi süreçleri olumlu sonuç vermeyecektir. Psikoterapinin etkili olabilmesi ve kalıcı sonuç alınabilmesi için terapi süreçlerindeki prensiplere uygun davranışsal değişimleri içselleştirmek ve aynı zamanda zihinsel olarak yaşamak gerekir. Terapiyi etkileyen diğer bazı unsurlar, terapistin kişiliği, danışanın terapistine olan güveni ve inancı, danışanın değişime hazır oluşu, psikolojik gelişim sürecindeki travma ya da eksikliklerdir.
     Psikoterapinin en önemli açmazlarından biri, direnç gelişimidir. Freud'un da uzun uzadıya söz ettiği bilinç dışı bu tür savunmalar tedaviyi baltalamakta, geciktirmekte kimi zaman da tamamen engellemektedir. Terapist ve danışanın yoğun uğraşları ve özverilerine rağmen böyle durumlarla karşılaşılması, geri planda bu bilgiye sahip olunduğunda aşılabilir olmaktadır. Bu yüzden hem danışanın hem de terapistin terapi süresince bu durumu göz önünde bulundurmaları uygun olur.
                                                                                         

Devamını oku...

Sayfa 1 / 3

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Joomlart