Dr.Haluk ALAN

İLE SAĞLIKLI BİR YAŞAMA MERHABA

  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN
  • Dr Haluk ALAN

HİPNOTİK YENİDEN İŞLEME TERAPİSİ;

 HYT®  ve İLERİ HİPNOZ TEKNİKLERİ

 

 KURSLARIMIZ DEVAM EDİYOR...

 Yeni eğitim tarihleri: 

5-6 Ekim İSTANBUL  HYT-1 Uygulamalı Atölye Çalışması.  

19-20 Ekim İSTANBUL    HYT-2  Uygulamalı Süpervizyon Çalışması

 

Yeni;  İSTANBUL, ANKARA ve ANTALYA KAYITLARI DEVAM EDİYOR...

http://blog.milliyet.com.tr/ucak-fobisinden-hipnotik-yeniden-isleme-teknigine-1/Blog/?BlogNo=596921

http://blog.milliyet.com.tr/ucak-fobisinden-hipnotik-yeniden-isleme-teknigine-2/Blog/?BlogNo=599131

HİPNOTİK YENİDEN İŞLEME TERAPİSİ: HYT®   Hypnotic Rework Therapy; HRT®

 

Kaygı Bozuklukları,Travmalar  ve Fobilerde Hızlı ve Bütüncül Bir Teknik; H.Y.T.

        Hipnotik Yeniden işleme Terapisi, HYT; bilinç ile bilinçaltını beraberce işe koşan ve çift yönlü uyarımlarla bazı hipnotik tekniklerden oluşan bütüncül bir yaklaşımdır.Bu uygulamada hipnotik bazı teknikler eşliğinde çift yönlü uyarımlarla ilgili problem üzerinde desensitizasyon elde edilmektedir.

        Beyinde doğuştan var olan bir bilgi işleme sisteminin varlığı göz önüne alındığında, Olumsuz yaşam deneyimleri ya da travmaların beynin fiziksel bilgi işleme sisteminin biyokimyasal dengesini bozmuş olabileceğini söylemek mümkündür. Bu dengesizlik bilgi işleme sürecinin bir çözüme ulaşmasını engelleyebilir.Travmatik süreçler; olağan uyum mekanizmalarının bozulmasına yol açar.Otörler; bu sürecin bilgi işlemeyi durduğunu ve bilgiyi anksiyete oluşturan orijinal haliyle dondurduğunu (DÜĞÜM) öne sürmektedir(Shapiro, 2016).

       Travmatik olaylar ya da olumsuz yaşam deneyimleri, bilgi işleme sisteminde tıkanmaya yol açtığından artık orada yeni bir işlemlemeye gereksinim doğar. Yeniden işlemleme yapılmadığında süreç,  ego-distonik haliyle kalır. Amaç, sürecin egoya uyumlu hale getirilmesidir. Bu konuda Alladin (2013) şöyle der; “ (Bu gibi durumlarda) …Gevşeme ve rahatlama yetmez, tedavinin önemli olan parçası; travmatik olan olayı (anıyı) yeniden işlemektir. Yeniden işlemleme yaptığınızda kaygı düzeyiniz azalıyor.”

        Düşük özsaygı ve öz-yeterlilik unsurlarıyla birlikte, psikolojik işlev bozukluğu, sinir sistemindeki depolanmış olan bu bilgiden kaynaklanır. ÇYU ve bazı hipnotik tekniklerle bu bilgiye ulaşılır. Ulaşılan bilgi yeniden işlenir ve çözümlenir. Yeniden işlemlenen bilgi dönüşüme uğradıkça hedef anı resmi ve görüntü değişir. Görüntünün canlılığı işlemleme devam ettikçe azalır, içeriği değişir ve hatta resim çoğu zaman kaybolur.  Bu sadece görüntüdeki söz konusu değişimle sınırlı kalmaz; resimdeki değişiklikler duygusal ve bilişsel süreçler ve beden duyumu üzerinde de etkili olur. Hedef anının ya da imgenin başlangıçtaki sıkıntı düzeyi işlemlemeyi takiben azalarak rahatsız edici olmaktan çıkar. Danışan bunu SUD düzeyi ile somut bir şekilde ifade eder. Süreç, egoya uyumlu hale gelir. Duyarsızlaşma sağlandığında kendilik inancında düzelmeler başlar. Pozitif Kendilik Değerliliğine olan güven artar.

        Adaptif olmayan bilgi ya da bellek ağları, HYT ile yeniden işlemlenerek egoya uyumlu hale getirilebilirler. HYT’de,  ÇYU yanı sıra, imajinatif hipnotik tekniklerin ve otohipnotik uygulamaların terapiye yardımcı olarak kullanılmasının olumlu klinik yansımaları çalışmalar boyunca gözlenmiştir.

        SPECT incelemeleriyle; Van Der Kolk 1998’de ve Vestibüler test çalışmalarıyla da Ramacahandran 1995’de;  “Göz hareketlerinin transferi kolaylaştırdığı” noktasında mutabıktırlar.Göz hareketleri, kognitif süreçler ve kortikal fonksiyonla bağlantılıdır (Antrobuz, 1973; Ringo, Sobotka, Diltz & Bruce, 1994). Anıya odaklı dikkatle birlikte çift yönlü uyarım, Limbik ve kortikal sistemlerin harekete geçmesine yol açabilir (Shapiro, 2016).

        Bu terapi tekniğinde hedef sadece duyarsızlaştırmadan ibaret değildir; otohipnozla geleceğe yönelik çalışmalar yapılmakta, “Bilinçli Farkındalık” anlayışından hareketle kişinin şimdiye odaklanması ve yaşama uyumu sağlanmaktadır (Alan, 2019)

        İşlemlemeden sonra birey, anısını ya da geleceğe yönelik öngörüsünü  (imgesini) olumsuz duygulanımdan arındırarak, salt bir anı gibi ya da gelecekte yapacağı bir eylem  ya da yaşayacağı olağan bir durum gibi algılayabilmektedir.

        HYT, anksiyete bozuklukları, fobiler ve travmalar başta olmak üzere olumsuz yaşam deneyimlerinin yarattığı duygusal bozukluklar ve gelecek yönelimli olumsuz yaşam beklentilerinin terapisinde kullanılabilir.

 

       HYT, beş evrede gerçekleştirilir;

  • Danışan geçmişi, değerlendirme, hazırlık,
  • Hipnoz ve ÇYU ile kendilik değerliliği uygulaması,
  • Çift Yönlü Uyarımlarla ve hipnotik tekniklerle hedef anı ya da imgenin yeniden işlemlenmesi,
  • PSH altında Kendilik değerliliği ve bedensel uyum alımı,
  • Otohipnoz ve sonlandırma.

        Sonuç olarak HYT; hızlı sonuç alınması ve kolay uygulanabilirliği ile dikkat çekmektedir. HYT;  geçmişte takılı kalmamayı, mevcut rahatsız edici uyaranlara karşı duyarsızlaşmayı ve geleceğe güvenle bakabilmeyi sağlar.

 

Kaynakça

  • Alan, H. (2019). Hipnotik Yeniden İşleme Terapisi; HYT. Klinik Hipnoz Akademisi Yayınları. (Basıma hazırlanıyor).
  • Alladin, A., Heap, M. (1991). Hypnosis and depression. In: Heap, M., Dreyden, W. (edi.). Hypnotherapy : a handbook (pp.49-67) Milton Keynes: Open University Press. 
  • Alladin, A. (2013). Açıklamalı Hipnoterapi (Çev. P.Tunalı). Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları No.99. (Eserin orjinali 2008’de yayımlandı).
  • Kavakçı, Ö. (2012). Ruhsal Travma Tedavisi için EMDR. Hyb. Ankara.
  • Konuk, E. DBE. EMDR  Ders Notları.
  • Shapiro, F. (2016). EMDR. Okuyanus. İstanbul.
  • Grand, D. (2005). Işık Hızında Duygusal İyileşme. Kuraldışı yayınları. İstanbul.

HYT  Uygulamalı Eğitimi

Hipnotik Yeniden işleme (Tekniği) Terapisi ;HYT

Hipnotik Yeniden işleme Terapisi, HYT; bilinç ile bilinçaltını beraberce işe koşan ve çift yönlü uyarımlarla bazı hipnotik tekniklerden oluşan bütüncül bir yaklaşımdır.Olumsuz yaşam deneyimleri ya da travmaların beynin fiziksel bilgi işleme sisteminin biyokimyasal dengesini bozduğu söylenmektedir. Otörler; bu sürecin bilgi işlemeyi durduğunu ve bilgiyi anksiyete oluşturan orijinal haliyle dondurduğunu (DÜĞÜM) öne sürmektedir(Shapiro, 2016).

Bu gibi durumlarda yeni bir işlemlemeye gereksinim doğar. Yeniden işlemleme yapılmadığında süreç,  ego-distonik haliyle kalır. Amaç, sürecin egoya uyumlu hale getirilmesidir. Bu konuda Alladin (2013) şöyle der; “ (Bu gibi durumlarda) …Gevşeme ve rahatlama yetmez, tedavinin önemli olan parçası; travmatik olan olayı (anıyı) yeniden işlemektir. Yeniden işlemleme yaptığınızda kaygı düzeyiniz azalıyor.”

HYT, anksiyete bozuklukları, fobiler ve travmalar başta olmak üzere olumsuz yaşam deneyimlerinin yarattığı duygusal bozukluklar ve gelecek yönelimli olumsuz yaşam beklentilerinin terapisinde kullanılabilir (Alan, 2018).

 A M A Ç

Terapistlere, terapilerinde kullanabilecekleri hızlı, kalıcı ve somut sonuçlar elde etmeyi amaçlayan entegratif bir terapi tekniğini öğretmektir. Tek modül ve 2 tam günden oluşan eğitimde; kısa teorik bilginin yanı sıra öncelik birebir uygulamalara verilecektir.

Kursiyerler hasta ile karşılaştıkları andan, seans sonu geri bildirim almaya kadar terapinin tüm safhalarını birebir uygulama ve videolar eşliğinde takip edebileceklerdir. Supervizörler eşliğinde eğitimde uygulamalar yapılacaktır. Amaç, kurs bitiminde terapistlerin danışanlarına HYT uygulamasını çekinmeden yapabilecekleri beceriyi kazandırmaktır.

 

K A P S A M

HYT’nin tanımı, teorik alt yapısı ve uygulama alanları

Çift Yönlü Uyarım ve etkileri

HYT’de hipnozun yeri ve uygulama biçimi

HYT protokolü ve kullanım çalışması

HYT Uygulamaya giriş

Güvenli yer çalışması

Çift yönlü uyarımla hipnozun entegrasyonu

Posthipnotik otohipnoz uygulaması

Zor vakalarda HYT uygulamasına ek teknikler

 

EĞİTMENLER

Dr. Haluk ALAN

Dr. Sinan GÜZEL

 

H E D E F  G R U P

Doktorlar, Diş Hekimleri, Psikologlar, Psikolojik Danışman ve Rehberler, Klinik Psikoloji, Uygulamalı Psikoloji ve Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanlarında lisans ve/veya yüksek lisans mezunları ve son sınıf öğrencileri.

K A T I L I M C I   S A Y I S I

20 kişi

Kayıtlar kişi sayısı ile sınırlı olduğu için ödeme ve başvuru sırasına göre kabul yapılacaktır.

 

S Ü R E

Kurslar, aksi belirtilmedikçe sabah 09 ila akşam 17 saatleri arasında gerçekleştirilir.

 

S E R T İ F İ K A S Y O N

Katılımcılara eğitim sürecindeki çalışma performanslarına bağlı olarak Katılım Belgesi verilecektir.

 

 

BİLGİ ve KAYIT İÇİN

www.drhalukalan.com

www.drsinangüzel.com

0 505 5759872

0505 2555806

 

E Ğ İ T İ M   Y E R İ

İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa

 

K A T I L I M   Ü C R E T İ

 

1000 T.L.+kdv

 

İLERİ HİPNOZ TEKNİKLERİYLE

*BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI HİPNOTERAPİ KURSLARI

BECERİ KAZANDIRMA VE /VEYA GELİŞTİRMEYE YÖNELİK UYGULAMA TEMELLİ BİR KURSTUR.

 Kurslarımızla ilgili katılanların görüşleri   https://www.youtube.com/watch?v=B9j9lcpjmH4

  Kombine tedavilere hipnozun ilavesi uzun yıllardan beri batıda kullanılmaktadır (Lynn ve Kirsch, 2006;  Bryant, 2008/2015;  Alladin, 2008/2013; Schoenberger, 2000). BDT’ye hipnozun ilave edilmesiyle artık Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi (BDH) olarak adlandırılan bu kombine uygulama; duygu durum bozukluklarından, anksiyete bozuklukları ve cinsel işlev bozukluklarına kadar BDT’nin etkili olduğu bir çok ruhsal sorunda BDT’ye iyi bir yardımcı olarak kullanılmaktadır. 

Özellikle depresyon ve kaygı bozuklukları üzerine yapılan çalışmaların meta analitik incelenmesinden elde edilen sonuçlar etkileyicidir. “Bilişsel davranışçı hipnoterapi uygulanan denekler, hipnotik olmayan tedaviye tabi tutulan deneklerden en az %70 daha iyi bir iyileşme göstermiştir” (Barabasz & Watkins, 2005/2017). 

Bu ve diğer bazı çalışmalar bilinen terapi yöntemlerine hipnozun ilave edilmesinin tedavi etkinliğini artırdığını göstermektedir. Eğitim ve kurslarımızda bu gerekçelerden hareketle belli bir teorik temel üzerine daha çok pratiğe yönelik eğitimler verilmektedir.

Kurslarımız; katılımcılara ileri hipnoz teknikleriyle Bilişsel Davranışçı Psikoterapi (Farkındalık terapileri ve Metakognitif yaklaşımları da içerecek şekilde) tekniklerini beraberce uygulayabilme becerisini kazandırmayı amaçlamaktadır. Buradaki entegrasyon basit bir teknik birleştirme uygulaması değildir. Kanıta dayalı uygulamalar bütününden oluşmaktadır.

Kursumuz 3 modül üzerinde şekillenmektedir. Her modül kendi içinde uygulamaya yönelik ATÖLYE mantığı ile verilmekte olup süpervizörler eşliğinde işlenmektedir. Her modül kendi içinde ayrı bir çalışma olduğundan kendiniz için uygun bir modülü seçebilirsiniz. Her Modül için ayrı bir katılım belgesi düzenlenmektedir. 

Kurslarımız, teorik temel eğitimlerinin pratik uygulamalarla zenginleştirildiği bir anlayışla sunulmaktadır. Videolar eşliğinde Pratik uygulamalara yer verilen kurslarda, her kursiyerin süpervizörler eşliğinde ikili uygulamalara katılması sağlanmaktadır. Her bir modülün tamamlanmasıyla, katılımcıların öğrendiklerini hemen uygulamaya başlamaları hedeflenmektedir.

Modüllerde İşlenecek Olan Konular 

İleri Hipnoz Teknikleriyle Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi Kursları Modül (1-3) Konu İçerikleri

  • Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi (BDH) ne yapar?
  • Otomatik düşünce kaydı üzerinden uygulamalı çalışma
  • Nöroplastisiteye Dayalı Psikoterapi uygulaması
  • BDH bağlamında Anksiyete Bozukluklarının Tedavisi
  • BDH bağlamında Duygudurum Bozukluklarının Tedavisi
  • Hipnotik Yeniden İşleme Tekniği (HYT) (Anksiyete Bozuklukları, Fobi ve Travmalarda) 
  • İmge Terapi Sorunların Teşhis ve Çözümlenmesinde
  • Hipnotik Keşif Tekniği
  • İnsüksiyon teknikleri
            -Klasik
            -Sohbetsel
            -Hızlı
  • Regresyon Terapi
  • Af Terapi
  • Parts Terapi
  • Reintegrasyon Terapi
  • Telkin Formülasyonu
  • Tekrar Canlandırma (Revivification)
  • Hipnotik Swish Tekniği
  • Dinamik Zihinsel Canlandırma
  • İmaginative Desentisisation
  • Hipnotik Farkındasızlık Tekniği
  • Çeldirici Dil Tekniği
  • Progressive Self Sugestion Tekniği
  • BKKT Terapi Formülasyonu

Süpervizyon Desteği

Bu tür beceri kazandırma eğitimleri için vazgeçilmez olan süpervizyon uygulamaları kursiyerler, eğitimlerini tamamladıktan sonra da kesilmemekte ve eğitimciler tarafından verilen süpervizyon desteği devam etmektedir.

Eğitim Tarihleri ve Eğitim Yeri

Kurslar aksi belirtilmedikçe önceden belirtilen tarihlerde ve hafta sonları gerçekleştirilmektedir. Kurslar şimdilik İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa'da düzenlenmektedir. Talebe bağlı olarak diğer illerde de açılabilir. (Tarih, yer ve ön kayıt için lütfen DUYURULAR bölümüne bakınız.)

Kurs Materyalleri

Eğitimlerde kullanılacak materyaller ve kitap önerileri önceden kursiyerlere bildirilmekte olup uygulama metinleri kurslarda ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Katılımcılar kurs sonrasında www.bilisselhipnoterapi.com adresine üyelik hakkı kazanmakta ve üyelere özel (yazılı föy, telkin örnekleri, indüksiyon yöntemleri, kitap, video, v.d.) materyallere ulaşabilmektedirler.

Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi Kurslarına kimler katılabilir?

Bu kurs bir beceri kazandırma kursudur. Bu yüzden alan dışı kişiler bu kursa katılamazlar. Hekimler, Psikologlar ve PDR bölüm mezunlarıyla, ilgili bölümlerin son sınıf öğrencileri başvurabilirler. Modülleri başarıyla tamamlayan kursiyerlere kurs sonunda beceri eğitimine katıldıklarına ilişkin katılım belgesi verilmektedir. 

Eğitimciler

Dr. Haluk ALAN

Dr. Sinan GÜZEL

 

                                   Detaylı bilgi için: Dr. Haluk ALAN   /   0 505 5759872

 

 

22519449_10155720066274787_7492765704052794754_n.jpg - 87.29 Kb                                                      l. Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi Kursundan

 

alt

alt

alt

I. BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI HİPNOTERAPİ KURSUNDAN GÖRÜNTÜLER

 

*HİPNOZ/ HİPNOZLA TEDAVİ/ HİPNOTERAPİ

Tanım

Hipnozun tanımı her ne kadar tartışmalı bir konu ise de APA (American Psychological Association)  tarafından ortaya konulan tanımlar, hipnozun anlaşılır tarifini yapması bakımından genel manada kabul görmektedir.

“Hipnoz, bir sağlık uzmanı ya da araştırmacının, uygulama esnasında hastadan; duygular, algılar, düşünceler ya da davranış değişiklikleri yaşamasını telkin ettiği bir işlemdir. Hipnotik durum genellikle bir indüksiyon işlemiyle oluşturulur. Birçok farklı hipnotik indüksiyon olsa da birçoğu gevşeme, sakinleşme ve rahatlama için önerilir. Hoş deneyimlerin hayal edilmesi ya da düşünülmesi talimatları da hipnotik indüksiyonlarda yaygın olarak yer alır.

İnsanlar hipnoza farklı biçimlerde tepki gösterir. Bazıları, yaşadıkları durumu bilinçlilik, durumunun değişmesi olarak tasvir ederken diğer bazıları hipnozu, kendilerini çok sakin ve gevşemiş hissettikleri, dikkatin odaklandığı normal bir durum olarak tasvir eder. Nasıl ve hangi derecede tepki verdiklerine bakmadan insanların çoğu bu deneyimi çok hoş bir deneyim olarak tasvir eder. Bazıları hipnotik telkinlere çok duyarlı iken bazıları daha az duyarlıdır. Bir kişinin hipnotik telkinleri yaşayabilme yeteneği, bazı yaygın yanlış kavrayışlardan kaynaklanan korku ve kaygılardan kaynaklanabilir. Kitaplardaki, filmlerdeki ya da televizyonlardaki bazı hipnoz gösterimlerinin tersine, hipnotize olan insanlar kendi davranışları üzerindeki kontrollerini yitirmezler. Genelde kim olduklarını ve nerede bulunduklarını bilirler ve özel olarak telkinle amnezi durumunda olmadıkça genellikle hipnoz anında olan biteni de hatırlarlar.

 Hipnoz, insanların telkin edilen deneyimleri yaşamalarını kolaylaştırır. Ancak bu deneyimleri yaşamak için onları zorlamaz. Hipnoz, psikanaliz ya da davranış terapisi gibi bir terapi türü değildir. Tam tersine terapiyi kolaylaştırmada kullanılan bir işlemdir. Kendisi bir tedavi olmadığından hipnoz eğitimi, terapiyi yürütmek için yeterli değildir. Klinik hipnoz yalnızca doğru eğitim almış ve sağlık bakımı ile ilgilenen güvenilir uzmanlar ( örneğin, lisanslı klinik psikologlar) tarafından kullanılmalıdır. Bu kişiler aynı zamanda hipnozun klinik kullanımında eğitim görmüş ve kendi mesleki uzmanlık alanlarında çalışan kişiler olmalıdır.

Hipnoz, ağrı, depresyon, anksiyete, stres, yerleşmiş bozuklukların yanı sıra başka psikolojik ve tıbbi sorunların tedavisinde de kullanılmaktadır. Ancak bütün psikolojik sorunlar ya da her türden hasta veya suje için yararlı olmayabilir. Tedavinin bir tamamlayıcısı olarak hipnozun kullanılmasına yalnızca klinik hipnozun kullanımı ve sınırları konusunda eğitim almış nitelikli sağlık hizmeti veren uzmanların danışmanlığıyla karar verilmelidir. Hipnoz, klinik ortamda kullanılmasına ek olarak duygu, algı, öğrenme, hafıza ve fizyoloji üzerindeki etkilerin yanı sıra, bizzat kendi yapısı ile ilgili olarak daha fazla bilgi edinmek amacıyla da araştırmalarda kullanılır. (Kirsch, 1994, sf. 142-143).”

Hipnoz bir mucize değildir.  Araştırma sonuçlarına göre, hipnozla oluşturulan yaşantı her ne ise bu aynı şekilde hipnozsuz da başarılabilmektedir. Bunun tersi de geçerlidir (Lynn ve Kirsch, 2006).

Terapistler hastalarının hipnozla tedaviye uygun olup olmadıklarını kararlaştırırken bazı kriterleri göz önünde bulundururlar. Bunlardan bir tanesi hipnoza yatkınlıktır. Ancak yapılan çalışmalara göre hipnoza yatkınlık ile tedavi sonucu arasında karşılıklı ilişki oldukça azdır (Lynn, Kirsch, Barabasz, Cardena ve Patterson, 2000). Bu yüzden hipnoza yatkınlığı az olan danışanların bu tedaviden mahrum bırakılması bir kez daha düşünülmesi gereken bir karardır. Öte yandan, hipnoza hazırlık aşamasında etkili birliktelik oluşturan, hipnoza karşı olumlu tutum gösteren ve hipnozu güvenilir bir yardımcı olarak kabul eden bireyler terapiden daha iyi sonuç alabilirler (Schoenberger, 2000).

Diğer yapılan çalışmaları da dikkate aldığımızda hastalarda hipnoz kullanıp kullanmamaya karar vermenin en iyi yollarından biri belki de bunu hastalara sormaktır. Çünkü terapötik alternatifler arasında hastalara seçme şansı tanınması tedavinin olumlu sonuçlanma olasılığını arttırmaktadır (Devine ve Fernald, 1973; Kanfer ve Grimm, 1978).  

Terapistlerin hastalarına karşı empatik yaklaşımlarının yine tedavinin olumlu sonuçlanması üzerine etkisi bilinmektedir. Tercih etme şansı sunulan hastalar terapistlerinin bu davranışlarını empatik bularak terapiye katılımda etkin rol oynamaktadırlar (Strupp, 1998). Kısacası; hastanın hipnotik ya da hipnotik olmayan tedavi yönünde kararlı bir tercihi varsa terapist bu tercihe saygı duymalıdır.

 Lynn ve Kirsch (2006) tipik indüksiyonun gevşeme eğitimine olan benzerliğinden hareketle, aslında seçimin bir etiket seçiminden pek farkı olmadığına dikkat çekerler. Ne var ki, bu etiket, tavırlar, inançlar ve beklentilerden dolayı tedavinin sonucu üzerine etki yapabilecek güçtedir (Kirsh, Silva, Corney ve Reed, 1995).

 

 

3.2. Hipnoterapinin güçlü yönleri

Hipnoz her ne kadar çeşitli psikoterapi türlerine eklemlenerek bazı tıbbi ve psikolojik durumlarda terapiye yardımcı bir uygulama olarak kullanılıyorsa da hipnoz bir mucize değildir. Dolayısıyla hipnoterapinin güçlü olduğu kadar sınırlı yönleri de vardır. Son zamanlarda Alladin (2008/2013) hipnoterapinin güçlü ve sınırlı yönlerini gözden geçirmiş ve özetle şu sonuçlara ulaşmıştır.

 

3.2.1. Tedaviyi kolaylaştırır süresini kısaltır.

Hipnoz sujede hızlı ve derin bir şekilde bilişsel, duygusal, davranışsal ve psikolojik temelli değişiklikler meydana getirir (De Piano ve Salzberg, 1981). Bu sayede tedavi süresi kısalır (Dengrove, 1973).

 

3.2.2. Güçlü bir plasebo etkiye sahiptir.

Hipnoza alınan ya da hipnozu kabul eden kişiler hipnoza dair olumlu beklenti ve yaklaşım içindedirler. Bu sayede hipnotik müdahaleler için iyi birer aday olarak kabul edilirler. Bu hastalar için hipnoz güçlü bir plasebodur (Lynn ve Kirsch, 2006).

 

 

3.2.3. Terapötik direnci kırmak için kullanılabilir.

Özellikle Erickson hastaların terapiye olan direncini kırmakta hipnozu kullanmıştır (Erickson ve Rossi, 1979). Uygulamalarında “paradoksal direktiflere” yer vermişler ve “hız denetimi” ve “yönetme” stratejilerini kullanmışlardır.

 

3.2.4. Terapötik katılıma katkıda bulunur.

Terapilerden etkin bir sonuç almak ve kalıcı tedavi sonucu elde etmek için üzerinde en çok mutabık olunan konu terapötik ittifak meselesidir. Hipnoz terapötik ittifakın sağlanmasında terapistin iyi bir yardımcısı olabilir. İyi bir hipnotik indüksiyon ve olumlu bir hipnoz deneyimi bunu sağlayabilir (Brown ve Fromm, 1986).

 

3.2.5. Rahatlama sağlar.

Anksiyeteleri nedeniyle gergin ve ajite olan hastalar, katastrofik düşünce, olumsuz duygu ve inançlarına odaklanırlar. Hipnoz aracılığıyla yapılacak gevşeme ve rahatlama egzersizleri farkındalık kazanmalarına, bedensel ve ruhsal rahatlamaya yardımcı olur. Henüz ilk seanslarda yapılacak olan uygulama hastaların terapiye güven duymalarına katkıda bulunacaktır (Alladin, 2008/2013).

 

3.2.6. Geniş bakış açısı sağlar

Psikolojik sorunları, kaygı ve korkuları olan kişiler genelde dar çerçeveli bir bakış açısıyla neredeyse sadece sorunlarına odaklı yaşarlar. Hipnoz;

a-      Farkındalığı arttırır,

b-      Dikkat ve konsantrasyon bütünlüğü sağlar,

c-      Dikkat dağınıklığı ve diğer uyarıcılarla etkileşimi en aza indirir.

            Dikkat ve konsantrasyon bütünlüğü motivasyondaki artışın da etkisiyle birlikte yeni öğrenmelerin önünü açacak, kalıcı ve kaliteli bir öğrenme gerçekleşecektir.

Kaygı ve duygusal bozukluk yaşayanlar oluşan tehlike algısı karşısında bütün bilişsel süreçleriyle tehlikenin kaynağına odaklanırlar (Köroğlu, 2006). Bu durumda yapılacak hipnotik uygulama odaklanma merkezini değiştirerek farklı bir bakış açısı kazanımına katkıda bulunacaktır.

Kısacası hipnoz, daha geniş açılı bir bakış ve değerlendirmeyi sağlayabilir.

 

 

3.2.7. Alternatif gerçekliğin yaşantılanmasını sağlar

Alladin (2008/2013), insanların gerçekliği, düşündükleri şekliyle değil de hissettikleriyle doğruladıklarından söz eder.

Kalp bölgesindeki her türlü rahatsızlığı aksi kanıtlara rağmen kalp krizi geçiriyormuş hissi ile kabul eden kaygılı bir hasta için bu his irrasyonel olsa da gerçek muamelesi görmeye devam edecektir.

Hipnoz aracılığıyla alternatif ve olumlu gerçekliğin deneyimi ya da bilişsel yeniden yapılandırma mümkün olacak ve asıl gerçekliğe ulaşılacaktır.

 

3.2.8. Bilinçdışını çalışabilme imkanı sağlar.

Kimi tıbbi ve psikolojik sorunların ardında bilinçdışı süreçler yatıyor olabilir. Hipnozla bu alanda çalışmak mümkündür.

 

3.2.9. Güçlü bir imgeleme sağlar.

İmgeleme ve duygulanım sağ beyin faaliyetleri olarak kabul edilir (Ley ve Freeman, 1984). İmgeleme gücü hipnozun sağ beyin faaliyetleri nedeniyle kolay bir şekilde güçlendirilebilir.

Hipnoz, terapilerde; sistematik duyarsızlaştırmada, bilişsel yeniden yapılandırmada, regresyon yöntemiyle geçmiş zaman çalışmalarında ve dikkati olumlu deneyimlere yönlendirmede başarıyla kullanılabilir.

 

3.2.10. Rüya üzerine çalışma.

Rüyaları hatırlama ve anlamlandırmada hipnoz kullanılabilir (Golden ve ark. 1987). Bazı olgularda tanı amaçlı rüya analizleri kullanılmaktadır.

 

3.2.11. Posthipnotik yönlendirmeler yapılabilir.

Otomatik düşüncelerin bilişsel yeniden yapılandırılması, olumsuz duygulanım ve  davranışların değiştirilmesinde hipnozdan yararlanılabilir.

Post hipnotik telkinlerle yaşamın daha sonraki zaman dilimlerinde istendik davranışların devamı, istenmeyen davranışların terk edilmesinde bir koşullandırma aracı olarak kullanılması mümkündür (Barrios, 1973).

 

3.2.12. Olumlu kendi kendine hipnoz.

Araoz’un (1981) olumsuz kendi kendine hipnoz deyiminde karşılığını bulan negatif imaj ve telkinler duygu durumumuzu, motivasyonumuzu ve davranışlarımızı etkilemektedirler. Hipnoz bunların farkındalık alanına gelmesi, tanınması ve değiştirilmesinde önemli katkılarda bulunabilir. Üstelik bu uygulama için hastanın terapistine mecburiyeti ve bağımlılığı söz konusu değildir.

Kendi kendine hipnoz yapabilecek duruma geldiğinde bu değişim bireysel olarak gerçekleştirilebilecektir. Barber (1999), bir hipnozitör tarafından yapılmış olsa bile yapılan her hipnozun esas itibariyle kendi kendine hipnoz olduğunu kabul eder.

 

3.2.13. Kendilik değerinde artış sağlar.

Özellikle depresyon ve anksiyete bozukluklarında olumsuz kendilik değeri belirgindir. Bu gibi durumlarda, olumlu hipnotik deneyim olumsuz kendilik algısının belirtilerini değiştirmek amacıyla yapılan kendi kendine hipnoz uygulamasıyla bütünleştirildiğinde kişiye kendine yetebilme güveni verebilir. Bandura’ya (1977) göre öz yeterlilik algısına yönelik olumlu beklenti her türlü terapötik değişim için merkezi bir öneme sahiptir.

 

3.2.14. Diğer terapi türleriyle bütünleşebilir.

Hipnoz kendi başına bir terapi değildir. Ancak diğer bütün terapi türleri ile bütünleşerek tedaviye olumlu katkılarda bulunabilir (Brown ve Fromm, 1986).

*Dr. Haluk ALAN'ın "Sosyal Fobi Tedavisinde BİLİŞSEL HİPNOTERAPİ" kitabından alınmıştır.

 

HİPNOZUN / HİPNOTERAPİNİN KULLANIM ALANLARI
•Anksiyete (KAYGI) bozuklukları, Panik atak v.d.
Duygu durum bozuklukları, Depresyon
•Fobik bozukluklar,
•Konversif bozukluklar,
•Stresle bağlantılı fiziksel ve ruhsal bozukluklar,
•Uyumsuz ilişki örüntüleri, Aile terapileri,
•Cinsel işlev bozuklukları, Vajinismus, erken boşalma...
•Uyku bozuklukları,
•Sigara bırakma ve alışkanlık bozuklukları…
 
 

BİLİŞSEL HİPNOTERAPİ/ BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI HİPNOTERAPİ

Duymuşsunuzdur Orhan Veli’nin bir şiirinde geçer; “Hiçbir şeyden çekmedi dünyada nasırdan çektiği kadar…”.  Hipnoz da üzerine atılan gizem ve mitlerden çekti yıllarca. Bu efsunlu sis perdesi hipnozun gerçek etkisini maalesef gölgede bıraktı. Kime sorsanız hipnoz nedir diye, önce yüzünde müstehzi bir gülümseme belirir ve sonra da size köstekli saat ve zombiye dönmüş bir zavallıyı tanımlar. Neyse ki hipnoz,  son zamanlarda kanıta dayalı yaklaşımların kullanılması ve özellikle ortak ya da bütünleştirilmiş çalışmalarla, gizem ve mitlerin oluşturduğu bu sis perdesinden kurtulmayı başarmıştır.

Üzerindeki büyülü sis perdesi hipnozu sadece halktan değil, bu konuda çalışma yapabilecek insanlardan da koparmış oldu. Bilim adamları ve klinisyenlerin konuya uzak kalmaları psikoloji ve tıp dışındaki insanların bilinçsizce davranışlar sergilemelerine zemin oluşturmuştur. Oysa geçen yüzyılın başlarında ünlü Freud’dan Hilgard’a kadar psikoloji ve psikoterapi tarihinin önemli şahsiyetleri bu konu üzerinde kafa yormuşlar ve terapilerinde hipnoza yer vermişlerdir. Şimdi yine hipnozun emin adımlarla hak ettiği yere ulaşmakta olduğunu söyleyebiliriz. Bir bakıma hipnoz için iade-i itibarda bulunulduğundan söz edilebilir.

Son yılları içine alan kanıta dayalı çalışmalar, hipnozun psikoterapilere olumlu katkıları olduğunu göstermektedir. Bu durum bakışların tekrar hipnoterapiye çevrilmesine neden olmuştur. Bazı çok esaslı terapi yöntemlerinin bütün başarılarına rağmen kimi hastalarda hedeflenen sonuçları vermemesi,  bütünsel yaklaşımı zorunlu hale getirmiştir. Kendisi bir terapi yöntemi olmamakla birlikte hipnoz,  esaslı bir yardımcı olarak dikkat çekmektedir.  Psikoterapilerde etkin rol oynayan hipnoz, bütünsel yaklaşım bağlamında ilk akla gelebilecek yardımcı yöntemlerden biridir. Son yıllarda birçok psikoloji laboratuarında araştırma konusu olarak hipnozun kullanılıyor olması şaşırtıcı değildir. Tüm çalışmalar hipnozun birçok psikolojik sorunda iyi bir tedavi bileşeni olduğunu kanıtlamakla birlikte, ağrı ve şişmanlık tedavisi gibi bazı tıbbi sorunlarda da işe yaradığını göstermektedir.

Anksiyete bozukluklarından depresyon ve kişilik bozukluklarına kadar bir psikolojik sorunda önemli bir tedavi yöntemi olarak Bilişsel Davranışçı Terapiler uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Psikoterapiler bağlamında üzerinde en fazla çalışma yapılan psikoterapi türü olarak BDT dikkat çekmektedir. Üstelik başarılı sonuçlar da veriyor olmasına rağmen niçin hipnozla BDT’yi bütünleştiriyorsunuz diye bir soru akıllara gelebilir. Konuya ilişkin yapılan metaanalitik çalışmaların sonuçları bu soruya verilebilecek en güzel cevaptır; hipnoz hem psikodinamik hem de bilişsel davranışçı psikoterapilerin etkinliğini artırmaktadır (Kirsch, 1990; 1995; Alladin, 2013).

Amaç hastaya daha fazla yardımcı olmak, daha kısa sürede, daha kalıcı bir tedavi sonucu elde etmekse, öyleyse bu hedefi gerçekleştirebilecek her yöntem terapilerde kullanılabilir. Takdir edersiniz ki bu kullanım, “ben yaptım oldu” mantığı ile elbette gerçekleşmemektedir ve gerçekleşmemelidir. Bu bütünleşmenin bir alt yapısı, felsefi bir temeli olmalıdır. Nitekim bu konudaki çalışmalarıyla dikkat çeken bilim adamları, BDT ile Hipnozu birleştirerek hastaların terapilerinde kullandıklarında yüz güldürücü sonuçlar almışlardır. Hem bir klinisyen hem de akademik camianın saygın insanları olmaları hasebiyle yaptıkları çalışmalar dikkat çekici bulunmuş ve geniş kabul görmüştür. Hem BDT hem de hipnozun kendi içindeki sınırlılıklarına dikkat çeken araştırmacılar, birlikte kullanım sayesinde eksikliklerin giderilerek ayrı ayrı etkiden daha fazla toplam bir etkinliğe ulaşmışlardır.

Son dönem çalışmaların sonuçları, gelecek yıllarda psikoterapilerdeki bütünleşmenin artarak devam edeceğini göstermektedir.

 

 

Joomlart